Son dönemlerde, meditasyonun ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkileri sıklıkla vurgulanırken, bazı uzmanlar meditasyon uygulamalarının dikkatli yapılmadığında depresif belirtileri tetikleyebileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Yapılan yeni araştırmalar ve klinik gözlemler, meditasyon pratiğinin bazı kişilerde derin içsel süreçleri harekete geçirerek, kontrol edilemeyen duygusal durumlara ve hatta depresif ruh hallerine yol açabileceğini ortaya koyuyor.
Psikiyatrist Dr. Canan Yıldırım, “Meditasyon, zihinsel rahatlama ve stres yönetiminde etkili bir yöntemdir. Ancak her bireyin içsel dünyası ve psikolojik yapısı farklıdır. Bazı kişiler, meditasyon sırasında bastırılmış duygularını ve travmatik anılarını yüzeye çıkarabilir. Bu durum, yeterli rehberlik olmadan uygulandığında, depresif düşünce kalıplarının oluşmasına neden olabilir” açıklamasında bulundu. Dr. Yıldırım, meditasyonun her zaman profesyonel rehberlik eşliğinde yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
Araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışmada, meditasyon uygulamalarını düzenli olarak yapan bireyler arasında, özellikle yoğun ve tek başına yapılan meditasyon seanslarının ardından, duygu durumlarında dalgalanma ve umutsuzluk hissinin artabileceği gözlemlendi. Çalışmaya katılan bazı bireyler, meditasyon sonrasında ani bir içsel boşluk ve enerji düşüklüğü yaşadıklarını ifade ederken, bu durumun uzun vadede depresif sendrom belirtilerine zemin hazırladığı belirtildi.
Uzmanlar, meditasyon sırasında bireylerin zihinsel süreçlerini yakından takip etmelerinin, olası olumsuz duygusal tepkileri önceden fark edebilmeleri açısından kritik olduğunu belirtiyor. Meditasyon tekniklerinin kişiye özel olarak uyarlanması gerektiğini savunan klinik psikolog Prof. Dr. Levent Özdemir, “Meditasyonun herkes için aynı etkiyi yaratmayacağını unutmamalıyız. Kimi bireyler için derinlemesine yapılan meditasyon, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerin su yüzüne çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle, özellikle psikolojik sorunları geçmişte yaşamış bireylerin, meditasyon pratiğini uygulamaya başlamadan önce alanında uzman kişilerden destek almaları gerekmektedir” diyor.
Ayrıca, meditasyon seanslarının süresi ve sıklığının kontrol altında tutulması, bireylerin psikolojik dayanıklılıklarını aşırı zorlamaması açısından önem taşıyor. Meditasyon eğitmenleri, uygulamaların aşamalı olarak artırılmasının ve kişinin ruhsal durumunu sürekli değerlendiren bir program dahilinde yapılmasının, olası depresif tepkilerin önüne geçebileceğini ifade ediyor. Bu uyarılar, meditasyonun potansiyel faydalarının yanı sıra, risklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ortaya koyuyor.